Adak Akika Şükür Kurbanı

Adak Akika Şükür Kurbanı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre dünyanın bazı kısımlarında yıllık kişi başına düşen et miktarı:

Bangladeş’te 4 kg

Hindistan’da 4.4 kg

Sri Lanka’da 6.3 kg

Mozambik’te 7.8 kg

Gambiya’da 8.1 kg

Etiyopya’da 8.5 kg

Nijerya’da 8.8 kg

Tanzanya’da 9.6 kg’dır.

Listenin sonu böyle görünürken başında yer alan Amerika Birleşik Devletleri’nde yıllık kişi başına düşen et miktarı 102.2 kg; Belçika’da ise bu sayı 80.2kg’dır.

Adak Kurbaını, Akika Kurbanı ve Şükür Kurbanı projesi ile hem ibadetini geçekleştirmenize aracı oluyor hem de bağışladığınız kurbanları ihtiyaç sahiplerine paylaştırıyoruz. Bağışlanan kurbanları belli periyotlarla gittiğimiz ülkelerde toplu bir biçimde keserek ihtiyaç sahibi kimselere, yetim ve öksüzlere, yurtlarda okuyan öğrencilere dağıtıyoruz. 

Bu içeriği beğendiniz mi?
veya

Bu Projeleri İncelediniz mi?

Bağış Yapın
Eft/Havale ile bağış yapmak için Hesap Numaraları sayfasını inceleyebilirsiniz.
Bağışlarınızı sorgulamak için lütfen tıklayınız.

İlginizi Çekebilir

Sıkça Sorulan Sorular

Tümünü Gör

Adak, yapması lazım olmadığı hâlde sırf Allah rızası için bir mübah işi yapmayı kendine lazım kılmak demektir. Adak, başka bir tarifle bir ameli kendisine vecibe hâline getirmek üzere Allah’a söz vermektir. Allah rızası için yapılmış olan adaklar yerine getirilmesi gereken amellerdir ve Allah katında geçerlidir. Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Kerîm’de “Nezirlerini eda etsinler.” (Hac suresi, 22:29) buyurmuştur. Adanan şeyin ibadet cinsinden olması gerekir. Misal olarak “Üç gün oruç tutacağım.”, “Şu kadar namaz kılacağım.”, “Kurban keseceğim.” diyerek adakta bulunmak caiz ve sahihtir. Adaklar şarta bağlı (muallak) ve şarta bağlı olmayan (gayrimuallak) adaklar diye iki kısma ayrılırlar. Nezirin şarta bağlı olan ve olmayan şeklinde ikiye ayrıldığı gibi bu türler de ayrıca kendi aralarında çeşitli kısımlara ayrılmaktadırlar. 1) Şarta bağlı olan adaklar (muallak adaklar): Bazı hususların gerçekleşmesine ve yapılmasına bağlanan adaklar. Örneğin: “Hastalığım geçer ve iyileşirsem şu kadar oruç tutacağım.” veya “Şu kadar kurban keseceğim.” şeklinde yapılan adak. Bazen bir şeyin gerçekleşmemesine ve yapılmamasına bağlanan adaklar da olur. Mesela: “Falan kimse ile konuşursam şu ibadeti yapmak üzerime vacip olsun.” şeklindeki adaklar. Her ne zaman bu bağlanan şartlar oluşursa adanan şeyin yerine getirilmesi vacip olur. Bağlanan şart oluşmadan adanan şey yapılırsa, örneğin “Şu işim olursa şu kadar oruç tutacağım.” der de o iş olmadan önce adanan oruç tutulursa, daha sonra bağlanan şart oluşursa, önceden tutulan orucun yeniden tutulması gerekir. 2) Şarta bağlı olmayan adaklar (mutlak adaklar): Bu tür adaklar da belirli olan (muayyen) adaklar ya da belirli olmayan (gayrimuayyen) adaklar diye ikiye ayrılır. Mesela, “Önümüzdeki perşembe günü oruç tutacağım.” demek şarta bağlı olmayan muayyen adak; “On gün oruç tutacağım.” diyerek yapılan adak ise şarta bağlı olmayan gayrimuallak adaktır. Hangi türden adak olursa olsun bu adakların yerine getirilmesi gerekir. Yapılmazsa borçlu kalınır. Belirlenen yer, kişi ve miktarlar değiştirilebilir.

Adanılan şey bazen kurban kesmek olabilir. Adanan kurbanda şu iki husus önemlidir: 1) Adak kurbanı, udhiyye (Kurban Bayramı’nda kesilen kurban) ve hedy (hac yapan kişinin kestiği kurban) kurbanlarında olduğu gibi davar, sığır ve deve gibi dört ayaklı hayvanlardan olmalıdır. 2) Adak kurbanın etinden onu adayan kimse ile usûl (ana, baba, nine, dede ve yukarısı) ve füru (oğul, kız, torunlar ve daha aşağısı) yiyemezler. Adak kurbanın eti tamamen fakirlere tasadduk edilir. Şayet adak kurbanını kesen veya adaktan yemesi yasak olanlar adak kurbanının etinden yerlerse yedikleri miktarın değerini fakirlere vermeleri gerekir.

Yeni doğmuş bebeğin başındaki ilk saçlarına akîka denir. Bu çocuğun doğumundan yedi gün sonra başındaki tüyleri kısmen veya tamamen tıraş edip adını koyduktan sonra Allah’a şükür için kesilen kurbana da akîka kurbanı denir.Bu kurbana “nesike” kurbanı da denir. Akika kurbanı sünnetle sabit olmuş bir uygulamadır. Hz. Âişe (r.a.) anlatıyor: “Resûl-i Ekrem (s.a.v.) bize erkek çocuklar için iki, kız çocuklar için bir koyun ‘akîka’ olarak kurban etmemizi emretti." (İbn Mâce Sünen, Hadis No: 3163 ve 1515). Yine Hz. Âişe (r.a.) anlatıyor: “Peygamber Efendimiz (s.a.v.), torunları Hasan ile Hüseyin’in doğumlarının yedinci günü akîka kurbanlarını kesmiş ve adlarını koymuştur.” (Tecrid-i Sarih Tercümesi, XI, 401) Akîka kurbanı Hanefi mezhebine göre mendup; diğer üç büyük imama göre sünnettir. Akîka kurbanı, çocuğun doğduğu günden buluğ çağına kadar kesilebilir. Fakat yedinci günde kesilmesi daha efdaldir. Çocuğun yedinci günde adı konulur ve başının saçları kesilip ağırlığınca altın veya gümüş tasadduk edilir. Akîka kurbanı olarak kesilecek hayvanlarda aranan şartlar, diğer kurbanlarda aranan şartlardır. Akîka kurbanının etinden akîkayı kesen kimse yiyebileceği gibi ev halkı da bu etten istifade eder. Bir kısmı ise ihtiyaç sahiplerine tasadduk edilir.

Herhangi bir vesileyle Allah’a şükretmek için kesilen kurbana şükür kurbanı denir. Bir kimse arzu ettiği bir gayeye ulaşmış olması veya bir nimete nail olduğu için şükür kurbanı kesebilir. Böyle kesilecek kurban adak kurbanı değildir. Dolayısıyla şükür kurbanı kesmek zorunlu değildir. Hâlbuki adanan kurbanın kesilme mecburiyeti vardır. Temettu veya kırân haccı yapan kişilerin, aynı mevsimde hac ve umreyi beraberce yapmış olmaları sebebiyle Harem bölgesinde kesmiş oldukları kurbanlar da şükür kurbanlarıdır. Şükür kurbanı, adak kurbanı olmadığı için kesilen bu kurbanın etinden, şükür kurbanını kesen de ailesinin diğer fertleri de yiyebilir. İhtiyaç içindeki insanlara da tasadduk edilebilir.

Hasene ile Bu Yolda

Tüm yardımlara ben de varım.

Çalışmalarımızdan haberdar olmak için bültenimize kayıt olun.